YAŞAMIN KIYISINDA
YAŞAMIN KIYISINDA
SUNA YILMAZ
“ Siz aynanın karşısına geçtiğinizde ne hissediyorsunuz? Bizler her aynanın karşısına geçtiğimizde eridiğimizi hissediyoruz.” Bu Türkiye’deki F tipi cezaevlerinde kalan bir tutsağın radikal 2’ye gönderdiği bir yazıdan alıntı değil sadece; sessiz ölüm olarak tanımlanmaya çalışılan “tecrit” denilen şeyin ne olabileceğini bize gösteriyor. Ölümün bildik görünür halinin( dışsal fiziksel yıkımın) dünyadaki tecrit uygulamalarıyla birlikte gölge halini aldığını düşünsek de, aslında cezaevlerinden çıkışta hayalet gibi dünyayla iletişimde bulunan insanları görünce tecride neden “sessiz ölüm” dendiğini anlamaya başlıyoruz.
Bu çalışma cezaevlerinde yaşatılan “tecrit”i; Türkiye’de uzun yıllar cezaevinde kalmış ve F Tipi cezaevlerinin ilk yıllarından beride tecridi oralarda yaşamış birinin dilinden sosyalbilime aktarımını hedeflemektedir. Geçen yıl Kırıklar-İzmir F tipi cezaevinden tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilen Ayhan Güneş’le yaptığımız görüşme sonucunda bu yazı ortaya çıkmıştır. Ayhan toplam 9,9.5 yıllk cezaevi serüveni içerisinde bize deneyimleriyle tanıklık edecektir. Ayrıca “tecrit” politikasının dünyanın farklı cezaevlerinde nasıl işletildiğine dair örnekler verilerek, M. Foucault’un Hapishanenin Doğuşu adlı kitabındaki bedenin iktidarın bir nesnesi haline getirilerek “bilinebilirliği” üzerinden nasıl kontrol altına alınabileceğine dair oluşturulan mekanizmalardan yola çıkarak Türkiye’deki Avrupa standartlarına uydurulmaya çalışılan ölüm üreten hapishanelerinden bahsedilecektir.
Devamı »